Oksijen Konsatratörü Hikoneb

 

 

Oksijen Konsantratörü Hikoneb; Made in Türkiye olan ürünümüz oldukça kullanışlı ve boyutlarının küçüklüğü, ağırlığının oldukça düşük olması, oksijen üretim saflık dercesinin yüksek olması ve fiyat avantajları ile ülkemizde vazgeçilmez olmayı başarmıştır.

 

Çok iyi fiyatlarla. 7/24 kesintisiz hizmet, her daim arayabilirsiniz.

 

Oxy Breath Konsantratörü Mini serisini ( Yerli ).

Oxybreath mini serisi oksijen hastalarına güvenilir ve konforlu tedaviyi bir arada sunuyor.

Oxybreath Mini serisinde öncelik tedarikçi ve hastaların ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilmektir. Oxybreath Mini serisi sayesinde tedarikçilerin nakliye maliyetlerinin azaltılması, hastaların kullanımı daha kolay ve yüksek enerji tasarruflu bir konsantratöre sahip olmaları amaçlanmıştır.

Mini serisi 3 ve 5 litrelik cihazlarıyla oksijen hastalarına seçme şansı sunuyor;

Mini 3; 3lt/dk ve altında akıma ihtiyaç duyan hastaları, 5 litrelik cihaz maliyetinden kurtarırken,

Mini 5 ise 3lt/dk üstünde tedavi ihtiyacı olan hastalara, küçük ve enerji verimliliği yüksek bir platformda hizmet verebilmesi için üretilmiştir.
OxyBreath Mini Serisi Oksijen Cihazı ev tipi konsantratör kullanımına uygundur.

 

Teknik Bilgi;

Oxy Breath Konsantratörü Mini serisini ( Yerli ).

Oxybreath mini serisi oksijen hastalarına güvenilir ve konforlu tedaviyi bir arada sunuyor.

Oxybreath Mini serisinde öncelik tedarikçi ve hastaların ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilmektir. Oxybreath Mini serisi sayesinde tedarikçilerin nakliye maliyetlerinin azaltılması, hastaların kullanımı daha kolay ve yüksek enerji tasarruflu bir konsantratöre sahip olmaları amaçlanmıştır.

Mini serisi 3 ve 5 litrelik cihazlarıyla oksijen hastalarına seçme şansı sunuyor;

Mini 3; 3lt/dk ve altında akıma ihtiyaç duyan hastaları, 5 litrelik cihaz maliyetinden kurtarırken,

Mini 5 ise 3lt/dk üstünde tedavi ihtiyacı olan hastalara, küçük ve enerji verimliliği yüksek bir platformda hizmet verebilmesi için üretilmiştir.
OxyBreath Mini Serisi Oksijen Cihazı ev tipi konsantratör kullanımına uygundur.

Teknik Bilgi;

Ana Özellikler

• Düşük konsantrasyon durumunda uyarı veren oksijen monitörü
• Alev durdurma sistemi (yangın emniyet valfli oksijen çıkışı ve nemlendirici kabı)
• Ultra küçük hacim&düşük ağırlık ile azalan kargo maliyeti(27 desi)
• Klasik oksijen konsantratörlerine göre yüksek enerji tasarrufu sağlayan verimli çalışma sistemi
• Estetik dizayn
• Düşük elektrik tüketimi ve az ısı üretimi
• Düşük akım hastaları için 3 litrelik cihaz: Gereksiz güç tüketiminden ve 5 litrelik cihaz ağırlığından kurtarır.
• Sessiz çalışma
Yerli üretim
• 2 yıl boyunca garantili, 5 yıla kadar garanti süresi uzatma opsiyonu

 

Teknik Özellikler

Çalışma Voltaj: 220-240V / AC
Frekans: 50 Hz.
Elektrik Tüketimi: Mini 3 / 165 W
Mini 5 / 265 W
Oksijen Akışı: Mini 3 / 0,5-3 litre/dakika
Mini 5 / 0,5-5 litre/dakika
Oksijen Saflığı: 1-5 L 93 ± 3%
Oksijen Monitörü: Yüksek Oksijen %O2 > %82
Düşük Oksijen %O2 < %82
Teknik Servis Gereksinimi < %70
Çalışma Sıcaklığı: 5-40 °C
Brüt Ağırlık: Mini 3 / 14,4 kg
Mini 5 / 17,5 Kg.
Net Ağırlık: Mini 3 / 12 Kg.
Mini 5 / 15,1 Kg.
Tip: B
Sınıf: II

 

ENDOTRAKEAL ENTÜBASYON

Solunumu güvenlik altına almak veya solunumu kontrol etmek amacıyla trakea içine tüp yerleştirilmesi işlemine endotrakeal entübasyon denir. Endotrakeal entübasyon ile solunum yollarının selbestliği ve açıklığı sağlanır, aynı zamanda hastanın solunum faaliyetleri devam ettirilir.

 

ENTÜBASYON İŞLEMİNİN FAYDALARI

-Hava yolu açıklığını sağlar,

-Solunumun kontrol edilmesini sağlar,

-Solunum için gereken gücü azaltır,

-Mide sekresyonlarını akciğerlere kaçmasını önler,

-Sekresyonların temizlenmesini kolaylaştırır,

-İnhaler ilaçlarını kullanımını kolaylaştırır,

 

SAKINCALARI

-İşlem zaman almaktadır,

-Özel beceri gerektirmektedir,

-İşlem sırasında ve sonrasında koplikasyonlara sebeb olur,

 

ENDİKASYONLARI

-Genel anestezi uygulamaları,

-Aspirasyon risk olan hastalarda,

-Torasik ve abdominal girişim gerektiren durumlarda,

-Bas ve boyun ile ilgili cerrahilerde,

-Kas gevşetici ve intermittant pozitif basınçlı ventilasyon gerektiren durumlarda,

-Hava yolunu güçleştiren durumlarda,

-Kendi solunumunu sağlayamayacağı düşünülen çocuk hastalarda,

-Maske ile ventilasyonda güçlük olabilecek hastalarda,

-Kardiyak arest,

-Oksijenlemede yetersizlik durumunda,

-Solunum yetersizliğinde,

-Derin koma durumunda,

-Solunum yollarını etkileyen ciddi yüz kafa ve göğüs travmalarında,

-Solunumsal arest,

 

HASTANIN HAVA YOLU AÇIKLIĞININ

DEĞERLENMESİ

Havayolu açıklığının değerlendirilmesi; hastanın anamnezinin alınması, fizik muayenesinin yapılması ve nadir olarak da görüntüleme (akciğer fonksiyon testleri, doğrudan fiberoptik bronkoskop) aracılığı ile yapılır. Hastanın, acil olarak anestezi alması gereken durumlarda, vakit olmadığı için ayrıntılı bir şekilde havayollarının değerlendirilmesi yapılamayabilir. Bu durumda olası risklere karşı gerekli olabilecek tüm ekipmanlar hazır bulundurulmalı ve mutlaka bir yardımcı çağırılmalıdır.

 

HAVA YOLU DEĞERLENDİRMESİ İÇİN ANAMNEZ NASIL ALINIR ?

-Daha önce her hangi bir girişim geçirdi mi, geçirdi ise entübasyon ile ilgili olumsuz bir durum yaşandı mı?

-Güç entübasyon işlemi yapıldığına dair bilgisi var mı?

-Baş ve boyun cerrahisi geçirdi mi?

-Baş ve boyun bölgesinde yanık izi var mı?

-Tıkayıcı uyku apne hastalığı var mı?                                                                                                                                                                      

-Temporamandibular eklem hastalığı geçirdi mi?

 

HASTANIN FİZİK MUAYNESİ NASIL ALINIR?

-Hastanın yüz yapısında her hangi bir anomali olup olmadığına bakılmalıdır.

-Doğumsal sendromların (yarık damak, piyer robin sendromu vb.) varlığı araştırılmalıdır.

-Burun deliklerinin açıklığına bakılmalıdır.

-Ağız içi ve faringeal kavite mutlaka değerlendirilmelidir. Hastanın; dil büyüklüğü, dişlerinin durumu ve yumuşak damak kavsi incelenmelidir. Takma dişler varsa mutlaka çıkarılmalıdır.

-Alt servikal vertebraların, yeterince fleksiyon yapıp yapmadığı kontrol edilmelidir. Alt servikal vertebralar, istenen düzeyde fleksiyon yapabilmelidir.

-Hastanın boyun ve çene yapısı incelenmelidir. Kısa ve adaleli boyun, fırlak dişler varsa entübasyon güçlüğü yönünden değerlendirilmelidir. Ayrıca hastanın boyun bölgesinde anormal bir kitle (hematom, abse, selülit, guatr, tümör vb) olup olmadığına bakılmalıdır. Mandibula ya da maksillanın belirgin şekilde diğerine göre çok önde ya da geride olması entübasyon güçlüğü yönünden değerlendirilmelidir.

 

BU DEĞERLENDİRMELER SONUCUNDA ENTÜBASYON YAPILA BİLMESİ İÇİN GEREKEN KRİTERLER

-Alt servikal vertebraların yeterince fleksiyon yapabilmesi,

-Başın, atlantooksipital eklem üzerinde yeterince ekstansiyon yapabilmesi,

-Ağzın, laringoskopun girebileceği kadar açılabilmesi,

-Faringeal kavitenin, laringoskopik görüş sağlayacak büyüklükte olması.

 

ENTÜBASYON GÜÇLÜĞÜNÜ BELİRLEYİCİ TESTLER

-Mallampati testi,

-Laringoskopik değerlendirme,

-Wilson risk toplamı,

-Sternomental mesafe,

-Tromental mesafe,

-Atlantooksipital eklemin hareketliliği, başın ekstansiyon derecesi.

 

MALLAMPATİ TESTİ: Zor entübasyon açısından, hastanın,operasyon öncesi değerlendirilmesinde; yatak baGında kolaylıkla uygulanabilen, basit ve kullanışlı olan bu test Mallampati ve arkadaşları tarafından üç sınıf olarak tanımlanmıştır. Daha sonra Sampsoon ve Young tarafından dördüncü bir sınıf daha eklenmiş ve bu haliyle kullanılmıştır.

Test işlemi, hasta oturur pozisyonda ve muayene eden kişiye bakar durumdayken değerlendiricinin talimatı ile hastanın ağzını olabildiğince açması ve dilini öne doğru çıkarması ile farengeal yapıların skorlanmasına dayanır. Bu test ile temporamandibular eklemin açılabilirliği ve ağız açıklığının laringoskopik görüntü sağlamak için yeterli olup olmadığı değerlendirilir.

Sınıf: Tonsiller plakalar, sert damak, yumuşak damak ve uvula görülür.
Sınıf: Uvula ve yumuşak damak görülür.
III. Sınıf: Uvula tabanı ve yumuşak damak görülür.

Sınıf: Sadece sert damak görülür, farenk duvarı görülmez

LARİNGOSKOPİK DEĞERLENDİRME: Mallampati ve arkadaşları tarafından yapılan sınıflandırmalara paralel olarak Cormak ve Lahen laringoskopik görünümleri derecelendirmişlerdir. Buna göre;

Derece: Glottisin tamamı görülür
Derece: Glottis kısmen görülür
III. Derece: Sadece epiglot görülür

Derece: Epiglot görülmez.
WİLSON RİSK TOPLAMI: Vücut ağırlığı, baş ve boyun hareket kısıtlılığı, çene hareketi, geride alt çene ve fırlak diş (büyük protrüde diş) gibi 5 (beş) etkenin her biri 0-1-2 olarak zorluk derecesine göre skorlanır. Toplam skor 0–10 arasında değişir. Skorun 4 ve üstünde olması, zor entübasyona işaret eder.

STERNOMENTAL MESAFE: Baş tam ekstansiyonda, ağız kapalı iken ölçülür. Mesafe 12.5cm veya daha kısa ise güçlük beklenir

 

TİROMENTAL MESAFE: Tiromental mesafe ölçümü, Patil ve arkadaşları tarafından önerilmiştir. BaG ekstansiyonda iken çene ucu ile tiroid kıkırdağın en çıkıntılı kısmı arasındaki uzaklıktır. Thyromental mesafenin, 6 cm’den büyük veya thyroid ile mentum arasının en az 3 parmak geniGliğinde olması gereklidir. Tiromental mesafenin, erişkinde 6-6,5 cm’den az olması, diğer anatomik özelliklere bakılmaksızın zor entübasyonu düşündürür.

 

ATLANTOOKSİPİTAL EKLEMİN HAREKETLİLİĞİ: Başın ekstansiyon yeteneğini yansıtır.

Bunun için;
Üst diş oklüzyonel yüzü –horizantel düzlem açısı: Normalde 35 derecedir. 35 dereceden az ise (sıklıkla <30) zor entübasyon düşünülmelidir. Yatak başı testlerden olup dik ve karşıya bakacak şekilde oturan ve bu durumda dişlerin oklüzal yüzü yere paralel olan hasta, ağzını tam olarak açar. Üst ve alt kesici dişler arasındaki açı değerlendirilir. Ağız açıklığına göre daralmanın derecesi saptanır.

Ağız köşesi tragus hattının horizantal hatla yaptığı açı: Yastıksız sırtüstü yatan hastada baş ekstansiyonda iken 800 veya daha dar ise güçlük beklenir.

 

ENDOTRAKEAL ENTÜBASYON İÇİN GEREKEN MALZEMELER

-Laringoskop handle (kısa ve uzun) ve bladeleri (Macintosh ve Miller),

-Endotrakeal tüpler(oral, nazal),

-Aspiratör, aspirasyon kateteri,

-Kaf basıncını ayarlamak için enjektör,

-Stile,

-ilaçlar (anestezik ve acil),

-Tespit malzemeleri,

-Oksijen kaynağı,

-Ambu ya da anestezi cihazı,

-Kayganlaştırıcı,

-Magill pens,

-Baş yükselticisi,

-Oral ve nazal airwayler,

-Steteskopdur.

 

ENDOTRAKEAL ENTÜBASYONDA DİKKAT EDİLCEK NOKTALAR

-Aspirasyon ünitesi, her an hazır bulundurulmalıdır.

-İşlem sırasında, asiste için bir yardımcı mutlaka olmalıdır.

-Entübasyonun gecikmesi hipoksemiye yol açabilir; bu nedenle bir entübasyon girişimi asla 30 (otuz) saniyeden fazla sürdürülmemelidir.

-Hasta, entübasyondan önce ve sonra çok iyi oksijenize edilmelidir (100% O2).

-Uyanık hastalar sedatize edilmelidir.

-Oksijen saturasyonu (SpO2) ölçülerek tüpün yerinde olduğundan emin olunmalıdır.

-Kapnograftan parsiyel karbondioksit çıkışı izlenmelidir.

-Kullanılabilecek ve her an gerekebilecek malzemeler el altında; anında ulaşılabilecek şekilde hazır bulundurulmalıdır.

-Tekrarlayan girişimler sonucu, hasta entübe edilememiş ise alternatif yollar denenmelidir.

-Her zaman için en iyi bilinen yöntem denenmeli, bilinen ancak çok fazla uygulamamış yöntem tercih edilmemelidir.

-Zor entübasyon söz konusu ise yardım çağırılmalıdır.

-Gelen yardımcının denenen işlemleri yaparak hastanın durumunu kötüleştirmesine ve zaman kaybettirmesine izin verilmemelidir

 

ENTÜBASYON KOMPLİKASYONLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

-Yaş: Küçük çocuk ve bebeklerde; havayolları travmaya daha duyarlı, glottik ödem ve subglottik stenoz olasılığı daha fazladır.

-Cinsiyet: Boğaz ağrısı, süksinilkoline bağlı kas ağrısı, granülom oluşumu kadınlarda daha sıktır.

-Üst solunum yolu defektleri: Yüz ve boyun anomalileri, laringeal anomaliler gibi işlemi güçleştiren anatomik özellikler, entübasyon süresini sınırlamaktadır.

-Entübasyon süresi: Komplikasyonlar ile entübasyon süresi arasında doğru orantı vardır.

-Entübasyon şekli: Nazal yolla entübasyonda, burun mukozasında travma ve kanama olasılığı vardır.

-Tüpün özellikleri: Çok büyük tüp, balonu aşırı şişirilmiş tüp, tüpün trakea içinde aşırı hareketi, tüpün yapıldığı madde ve stile kullanımı komplikasyonları etkilemektedir.

-İşlemi yapanın deneyimi: Bu faktörler içinde belki de en önemlisidir. İşi yapanın deneyimi yanında taşıması gereken tutum ve davranış eksikliği de komplikasyonlar üzerinde etkilidir. Doğru zamanda doğru kararlar verebilmesi, sakin ve temkinli olması, bir anestezistin başarısını artıran etkenler arasındadır.

 

ENTÜBASYON İŞLEMİ SIRASINDA GELİŞEBİLECEK KOMPLİKASYONLAR

-Hipertansiyon ve taşikardi: Geçici olmasına karşın, entübasyon sırasında önemli derecede kan basıncı artışları gözlenebilir. Bu durum genellikle, epiglotun laringoskopla manüplasyonu sırasında refleks yanıt olarak ortaya çıkmaktadır. Kan basıncı yükselmesi, anestezinin derinleştirilmesi veya hiperventilasyon ile düzeltilebilir.

-Travma: Sıklıkla oral yumuşak doku, servikal yapılar, göz, burun, dişler, dudak, dil, larinks ve trakeada görülmektedir. Entübasyon sırasında,laringoskop ve endotrakeal tüpün etkisiyle ya da uygulayıcının işlem sırasında dikkatsiz davranması nedeniyle bu yapılar travmatize olabilir. Çoğunlukla komplikasyonlar, travmadan kaynaklanmaktadır.

-Aritmiler: Entübasyon sonrası, kısa süreli ventriküler aritmiler görülebilmektedir.

-Aspirasyon: Endotrakeal entübasyon işlemi sırasında, kan, diş, laringoskop ampulü, mide içeriği vb. solunum yollarına kaçabilmektedir. Dikkatli olunmalıdır.

-Laringospazm: Laringospazm, refleks olarak larinks kaslarının kasılması sonucu, glottik açıklığın kapanmasıdır. Bu durumda, ne akciğere ne de akciğerden dışarıya gaz giriş çıkışı olmaz. Anestezinin yüzeyel olması, larenks irritasyonu gibi sebeplerle görülebilir. Maske ile pozitif basınçlı ventilasyon uygulaması, gerekli ise kısa etkili kas gevşetici uygulanması ve doğal yollardan hava yolu açıklığının sağlanması, spazmın çözülmesinde etkili olacaktır.

-Tüpün tıkanması: Endotrakeal tüp, dışarıdan ve içeriden tıkanabildiği gibi kendisi de tıkanmaya sebep olabilir. Tüpün anestezinin yüzeyel olduğu durumlarda hasta tarafından ısırılarak tıkanabileceği gibi işlem sırasında tüp ucunun karinaya dayanması da tıkanma sebebidir.

-Tek taraflı entübasyon: Entübasyon tüpünün, aşırı ilerletilmesi sonucu tüpün karinayı geçerek ana bronşlardan birinin içinde olması durumudur. Böyle bir durumda, tek bir akciğerin ventile edilmesi söz konusudur. Her iki akciğer dinleme noktalarından dinlenerek akciğerlerin eşit bir şekilde havalanıp havalanmadığı kontrol edilmelidir.

-Özofagiyal entübasyon: Entübasyon denemesinin hemen ardından doğrulama yöntemlerinin (gögüs hareketleri ve epigastrum gözlenerek dinlenmelidir. Kapnograf özefagus entübasyonunu gösteren en iyi doğrulama yöntemidir, entübasyonu takiben birkaç inspiriumdan sonra kapnografta endtidal karbondioksit basıncı sıfır olur.) uygulanması ile tespit edilmeli ve hasta yeniden maske ile oksijenize edilerek entübasyon uygulanmalıdır.

-Bronkospazm: Entübasyonun, yüzeyel anestezi altında yapılması, solunumyolunda yabancı cisim ve mukus bulunması nedeniyle görülür. Yeterli anestezi derinliğinin sağlanmasına dikkat edilmelidir.

-Laringeal ve trakeal lezyonlar

-Çenede subluksasyon: Entübasyon yapılırken bazı durumlarda uygulayıcının deneyimsizliği ya da hasta kaynaklı nedenlerle çenenin yerinden çıkması görülebilmektedir.

 

LARİNGOSKOPİ

-İndirekt laringoskopi: Ağız içine yerleştirilen bir larinks aynası yardımı ile yapılır.

-Direkt laringoskopi: Laringoskop kullanılarak yapılır

 

LARİNGOSKOPİ TEKNİĞİ

-Başa pozisyon verme: Laringoskopi yapabilmek için, kesici dişlerden larinkse kadar olan pasaj ve trakea düz hatta getirilmelidir. Bu amaçla üç eksen tarif edilmiştir.

-Laringoskopun ağıza itilmesi: Laringoskop blade’nin ağıza itilmesi nazik bir şekilde yapılır. Laringoskop handle’ı sol el ve parmaklarla nazikçe kavranır. Handlesıkıca tutulur. Sağ elin başparmağı, mandibulaya basıp ağzı açarken alt dudak kıvrılarak blade’den uzaklaştırılır.

-Epiglotun kaldırılması: Epiglotun kaldırılması laringoskop bleydlerinin düz ya da eğri olmasına göre iki şekilde gerçekleştirilir.

-Düz blade kullanılıyorsa blade’in ucu ile epiglot tutulup kaldırılarak glottis görünür hale getirilir (direkt kaldırma).

-Eğri blade ile laringoskopi yapılıyorsa eğri blade’in ucu dil ile epiglotun yaptığı açıya (vallekulaya) doğru itilir. Dil kökünün kaldırılmasıyla epiglot da kalkar ve glottis görülür (indirekt kaldırma).

 

LARİNGESKOPİ İŞLEMİNDE DİKKAT EDİLECEKLER

-İşlem öncesi, laringoskop mutlaka hazırlanmalı, ışık kaynağı ve pillerin durumu kontrol edilmelidir.

-Hastanın başına pozisyon verilmelidir.

-Laringoskop sol elle tutulmalıdır.

-Laringoskop bleydi dişler arasından geçirilerek ağzın sağ tarafına yerleştirilmelidir.

-Blade, ağız boşluğunda, dili sola toplayarak uvula görülene kadar yavaşça ilerletilmelidir.

-Laringoskopa tüm kuvvet bilek ve omuzdan yüklenmeli; asla hastanın üst damak ve dişlerinden kuvvet alınmamalıdır.

-Eğer, hava yolunu tıkayıcı yabancı maddeler mevcut ise hasta aspire edilmelidir.

ORAL ENTÜBASYON

Trakea içine, endotrakeal tüpün ağız yoluyla yerleştirilerek hastanın havayolu açıklığının yapay olarak sağlanması işlemine oral entübasyon adı verilir. Endotrakeal entübasyon ifadesi genellikle oral entübasyon için kullanılmaktadır.

Avantajları: Hızlı, kolay, daha az travmatiktir. Daha geniş lümenli tüp yerleştirilebilir. Hava yolu direnci ve solunum işi daha azdır. Tüpün bükülme ve tıkanma riski daha azdır. Nazal entübasyonda olduğu gibi epistaksis, sinüzit gibi nazal ve paranazal komplikasyonlar görülmez.

Komplikasyonları: Hastanın, kendi kendine ekstübasyonu ve ana bronşlardan birine

entübasyon riski yüksektir. Isırma veya trismus sonucu tüpün; tıkanma ve dudak, diş, dil, damak, ağız yumuşak dokusunda yaralanma riski vardır. Öğürme, kusma ve aspirasyon riski daha yüksektir.

Endikasyonları: Oral entübasyon, entübasyon yolları içinde en yaygın ve sık kullanılanıdır. Entübasyon güçlüğü söz konusu değilse genel anestezi uygulanan her hasta için oral entübasyon düşünülebilir. Endotrakel entübasyon konusu içinde verilen endikasyonların hemen hepsinde uygulanabilir.

 

KİŞİYE GÖRE ENDOTRAKEAL TÜP BOYUTU HESAPLAMA

Genişlik (Fr. No)= Yaş (yıl olarak) +18/2

Uzunluk (Cm.) = Yaş (yıl olarak) +12/2

 

ENDOTRAKEAL TÜPÜN YERİNİN DOĞRULANMASI

Endotrakeal tüpün, vokal kordlar arasından geçtiğinin görülmesi, entübasyonun doğrulanması için çok önemli bir kriterdir, ancak tüpün işlemin gerçekleştiği o kısa zaman dilimi içinde pozisyonunun değişmesi olası olduğundan, her zaman için entübasyon başarısını belirlemede yeterli değildir. Tüp yerleştirildikten sonra göğüs hareketlerinin olup olmadığına bakılmalı ve akciğerler ile epigastrum steteskopla dinlenerek her iki akciğer ventilasyonunun eşit olup

olmadığı değerlendirilmelidir.

 

BAŞARILI ENTÜBASYONUN ANLAŞILMASI

-Endotrakeal tüpün makina ucundan hastanın nefesinin hissedilmesi (kolumuzu tüpün üzerine tutarak, solunum sesini dinleyerek, hastanın solunumunu ılık nefes halinde hissederek anlayabiliriz.)

-Endotrakeal tüp içinde, eksalasyon sırasında su buharı yoğunlaşmasının görülmesi,

-Göğsün oskültasyonu ile her iki akciğerden eşit solunum seslerinin duyulması,

-Hastanın eksalasyonu sonunda, rezervuar balonun tekrar dolması,

-Balonun rahat bir şekilde her hangi bir dirençle karşılaşılmadan kullanılması,

-Kapnografla ekspirium sonu, karbondioksit miktarının izlenmesi,

-Arteriyel oksijenasyonun sürdüğünün görülmesi, hastada entübasyonun başarısını gösteren çok önemli bulgulardır.

 

KÖR ORAL ENTÜBASYON

Direkt laringoskopi ile larinksin görülemediği ve güç entübasyonun söz konusu olduğu durumlarda uygulanan entübasyon şekline, kör entübasyon (körleme) adı verilir. Bu yöntemle hastanın entübasyonu, oral ve nazal yol kullanılarak yapılabilmektedir. Kör oral entübasyon nazal yolun kullanılamadığı ve laringoskopinin mümkün olmadığı hastalarda kullanılır. Tekniği dışında, tüm aşamalar orotrakeal entübasyonda olduğu gibidir. İki şekilde gerçekleştirilir.

-Topikal anestezi ile uyanık hastada,

-Derin genel anestezi altında, spontan solunum korunarak

 

NAZAL (NAZOTRAKEAL) ENTÜBASYON

Endotrakeal tüpün nazal yoldan trakea içine yerleştirilmesi ile sağlanan yapay hava yolu açıklığına nazal entübasyon adı verilir. Nazotrakeal entübasyon; ağız, farinks ve larinks ameliyatları sırasında cerrahlar için daha geniş bir alan sağlar. Oral entübasyona göre daha zor olan bu yolla entübasyonda başarı, malzemelerin tam olmasının yanı sıra uygulayıcının deneyimi ve gerekli koşulların varlığına bağlıdır

 

NAZAL ENTÜBASYON ENDİKASYONLARI

-Ağız içinde yapılacak girişimlerde,

-Dişlerin kolay travmatize olabileceği durumlarda,

-Laringoskopinin güç ya da mümkün olmadığı hastalar ile nazal tüpün daha iyi tolere edildiği uzun süreli entübasyon gerektiren yoğun bakım hastalarında,

-Boyun vertebralarında patolojisi olan hastalarda,

-Ağız ya da çenede travması olan hastalarda

-Maksilla kırığı olan hastalarda,

-Orofarengial obstrüksiyonu olan hastalarda,

-Yeni oral cerrahi geçirmiş hastalarda,

-Kusma ve aspirasyon riski yüksek hastalarda uyanık entübasyon uygulamasında,

-Kısa boyunlu hastalarda, nazal entübasyon tercih edilir.

 

AVANTAJLARI: Daha kolay tespit edilir. Hastanın, konuşmasına ve ağızdan beslenmesine olanak sağlar. Öğürme refleksi daha azdır. Uzun sürede daha konforludur. Daha az sekresyona neden olur. Oral sekresyonların atılımına (tükürme yolu ile) olanak sağlar. Hastanın ağız bakımı ve hijyeni kolaydır. Isırma veya trismus sonucu tüpün tıkanma riski yoktur. Oral entübasyona ait oral komplikasyonlardan ana bronşların entübasyon riski ve hastanın kendi kendine ekstübasyon riski daha azdır.

 

DEZAVANTAJLARI: Ağrı ve rahatsızlık oluşturur. Nazal ve paranazal komplikasyonlar (kanama, sinüzit, otit) oluşabilir. Teknik olarak daha zordur. Daha küçük lümenli tüp uygulamak gerekir; bu da sekresyonların aspirasyonunu zorlaştırır, hava yolu direncini ve solunum işini artırır.

 

NAZAL ENTÜBASYON TEKNİĞİ

-Nazal entübasyon, kör olarak veya direk laringoskopi ve magill pensi yardımıyla yapılabilir. Direkt yaklaşımda hastanın pozisyonu, araç gereç, preoksijenasyon oral entübasyondaki gibidir.

-Kanamayı önlemek üzere, topikal anestezik ve bir vazokonstriktör uygulandıktan sonra uygun bir kayganlaştırıcı ile kayganlaştırılan tüp, uç açıklığı nazal septuma bakacak şekilde seçilen en geniş burun deliğinden farinkse doğru itilir.

-Larenkse yaklaşılırken tüpün dışta kalan ucundan solunum sesleri dinlenerek trakea içine ilerletilir.

-Tüp burun deliğinden geriye ve aşağıya doğru itilerek yerleştirilir. Orofarinkse geldiğinde, ağız açılarak laringoskopi ile glottis görülür.

-Sağ el ile tutulan magill pensi yardımı ile tüp vokal kordların arasından geçirilerek itilir. Bu sırada, boynun fleksiyona alınması tüpün geçişini kolaylaştırabilir.

 

LARİNGEAL MASKE

Genel anestezi uygulamalarında endotrakeal entübasyon; genelde hava yolunun güvenli bir şekilde açılması, güvenilir bir şekilde devam ettirilmesi ve yeterli gaz alışverişinin sağlanması için değişik şekillerde uygulanan ve ilk tercih edilen yöntemdir. Ancak, zor hava yolu varlığında, tekrarlayan entübasyon girişimleri hava yolunda travmaya ve travmaya bağlı birçok komplikasyona neden olmaktadır. Özellikle hipoksiye bağlı bilişebilen kardiyak arrest ve beyin hasarı önemlidir. Endotrakeal entübasyonun yapılamadığı durumlarda, ısrarla entübe etmeye çalışmak yerine; hastayı riske sokmadan diğer yöntemlere başvurulması daha doğrudur. Anestezi indüksiyonu ile bilinç kaybı olduğunda, havayolunun kontrolü ve koruyucu reflekslerin kaybı söz konusudur. Anestezistin sorumluluğu bu hastalarda yeterli, güvenli havayolu ve solunumu sağlamaktır. Bu amaçla farklı pek çok havayolu gereçleri kullanılmakta ve gün geçtikçe sayıları artmaktadır. Laringeal Maske Airway (LMA) hipofaringeal ve supraglottik havayolu aletidir. Oral yerleştir. LMA, endotrakeal entübasyon (ETE) gerekmediği durumlarda sıklıkla kullanılan bir hava yolu kontrol aletidir. Glottik girişin çevresinde yerleşir

 

TRAKEOSTOMİ: Entübasyon zorluğunda, baş-boyun yaralanmaları ve ameliyatlarında, uzun süreli mekanik ventilasyon uygulanan hastalarda kullanılan cerrahi yöntemlerdir. Trakeotomi, boyunda trakea ön duvarına cerrahi bir yöntemle delik açılarak hava pasajının yeniden sağlanmasıdır. Bu işlem geçici amaçla yapıldığında “trakeotomi” sürekli (hayat boyu) ve kalıcı amaçla yapılıp açılan delik boyunda (stoma) ağızlaştırıldığında “trakeostomi” olarak isimlendirilir. Böylece hava yolu açıklığı direkt olarak trakea aracılığı ile sağlanır. Hava yolu, genellikle trakea içine yerleştirilen bir tüp veya kanül yardımı ile korunur.

 

KRİKOTİROTOMİ; Oral ve nazal entübasyonun başarısız veya olanaksız olduğu durumlarda cilt üzerinden, krikotiroid membranı geçerek yapılan, hastaya acil havayolu sağlayan bir insizyondur. Özellikle aşırı yüz travması olanlar ve kısa zaman önce sternotomi yapılmış hastalarda uygulanır. İşlem için hazır krikotirotomi setleri vardır.

 

ETROGRAD ENTÜBASYON; Krikotiroid membrandan girilen 17 no’lu bir intraket içinden plastik bir kateter geçirilir. Kateter yukarı doğru ilerletilerek ağızdan çıkarılır ve bir endotrakeal tüp bu kataterin üzerinden geçirilerek trakeaya yerleştirilir. Bu teknik; ancak diğer girişimlerle (nazotrakeal, fiberoptik laringoskopi) entübasyon yapılamamışsa uygulanır.

 

Oksijen Tüpü ve Oksijen Konsantratörü Özellikleri

Dünya üzerinde bulunan canlıların hiçbiri oksijen olmadan yaşayamaz. Havada bulunan oksijen miktarı canlılara yeter. Fakat bazı hastalık veya farklı sebeplerle oksijene ihtiyaç duyulur. Bu durumlar için üretilen oksijen tüpleri üretilmektedir. Sağlık sektöründe oksijen tüpleri kullanılır. Fakat oksijen tüpleri sağlık sektöründe kullanıldığı gibi sanayilerde de kullanılan oksijen tüpleri vardır. Bunların içindeki oksijen farklıdır. Bu konuya çok dikkat edilmelidir. Yoksa hasta için tehlikeli sonuçlar meydana gelebilir. Oksijen tüpü özellikleri, tüpler farklı büyüklüklerdedir, dayanıklıdır, çarpma ve düşmede patlama yapmaz fakat her ihtimale karşı çok dikkatli taşınmaları gerekir. Özellikle kullanılırken devrilmemesine dikkat edilmelidir. Oksijen tüpleri farklı litrelerde bulunur. En büyüğü ve hastanelerde kullanılan tüpler elli litredir. Bu tüpler çok ağırdır ve bir kişinin tek başına kaldırması mümkün değildir. Oksijen konsantratörleri oksijen tüpünün elektrikli olanıdır diyebiliriz. Kendi sisteminde oksijen üretimini yapmaktadır.

 

Hangi Hastalar Oksijen Tüpü & Oksijen Konsantratörü Kullanır?

Oksijen vücudumuzdaki organların çalışması için gereklidir. İlk yardımlarda bile öncelikli müdahale çoğu durumda oksijen verilerek yapılır. Bazı hastalıklarda sürekli olarak oksijene ihtiyaç duyulur. Örneğin akciğer hastalıklarında oksijene çok ihtiyaç duyulur. Çünkü akciğer oksijenin kan ve dokulara ulaşmasını sağlar. Akciğere yeteri kadar oksijen gitmezse kan ve dokulara da oksijen gitmez. Bu durumda hasta için hayati tehlike taşır. Bu sebeple akciğer hastaları oksijene daha çok ihtiyaç duyarlar. Oksijen tüpleri rastgele kullanılmamalıdır. Doktorun önerdiği miktarda kullanılmalıdır. Fazla oksijeninde vücuda zararları vardır. Oksijen tüpü özellikleri farklılık göstermektedir. Bu özellikler tüpün büyüklükleriyle alakalıdır. Oksijen tüpleri medikal ürünler satan yerlerde bulunur. Oksijen tüpü içerisinde yüksek miktarda basınç vardır. Bu sebeple hasta tüpte bulunan oksijeni direk kullanamaz. Tüpün ucuna takılan aparat sayesinde hasta kullanabilir. Hastanın kullanımı sırasında oksijen akışı önerilen ayarda ayarlanmalıdır. Oksijen tüpü kullanan hasta eğer fazla kullanıyor ise oksijen konsantratörü’de kullanabilir.

 

Oksijen Tüpü Konusunda Nelere Dikkat Edilmelidir?

Oksijen tüpleri içinde çok yüksek basınç bulunur. Bu sebeple üretiminde çok sağlam olmasına dikkat edilir. Tüpler düşme, çarpma gibi durumlarda patlama yapmaz. Fakat olası bir kazada bir delinme durumunda çok şiddetli şekilde oksijen çıkışı olur. Buda tehlikelidir. Oksijen tüpleri taşınırken çok dikkat edilmelidir. Oksijen tüplerine ateşle yaklaşmamak gerekir.  Oksijen yanıcı özellikte olduğu için yangına sebebiyet verebilir. Oksijen tüplerinin dolumlarını yapan tesisler bulunuyor. Tüpler bu tesislerde doldurula bilir. Fakat bu doldurma işlemi kesinlikle güvenli sertifikalı yerler tarafından yapılmalıdır. Merdiven altı yerlerde bu işi yapanlar vardır. Bu kişilere asla güvenilmemelidir. Oksijen tüpüne sağlık sektöründe kullanılan oksijen koyulmalıdır. Sanayide kullanılan koyulursa hasta haslığını riske atar bu durum. Bütün bu ayrıntılar göz önünde bulundurulmalıdır. Sertifikası olmayan yerlerden ve sağlık bakanlığı onayı olmayan tüpler alınmamalıdır.

30 Ekim 2017
806 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 5 YORUM

  1. Hasan dedi ki:

    Birçok yerli ürün araştırdım ama öyle böyle değil. Neredeyse haftalar sürdü ve sonunda bu yerli üretim olan Hikoneb’den satın aldım. Bahsedildiği kadar başarılı ve sorunsuz bir makine kesinlikle tavsiye ederim.

  2. Berk dedi ki:

    Maşallah yerli üretim oksijen cihazlarını görmek guru verici. Çalışmalarınızda başarılar dilerim ayrıca yardımlarınızdan ötürü de çok teşekkür ederiz. Bütçemize uygun konsantratör ayarladığınız için

    1. admin dedi ki:

      Berk bey merhaba.

      Bizler sizlere teşekkür ederiz. Sizin gibi değerli bir insan ile tanışma bizler için paha biçilmez. Eğer yolunuz düşer ise her zaman bekleriz. İyi günler dileriz.

  3. Melda dedi ki:

    Hikoneb’in Inox konsantratörü ile arasında ciddi bir farkı var mı? Biri yerli biri Çin malı ama her ikisini de çok övüyorlar, karar vermedik bir türlü

    1. admin dedi ki:

      Merhabalar efendim. Sistemsel olarak çok fark yoktur. Aşağı yukarı aynı aynı sisteme sahiptir. Yerli olan parça ve teknik servis anlamında daha avantajlıdır. İyi günler.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?

WhatsApp Destek Hattı